BİLDİRİLER

BİLDİRİ DETAY

Tahir ÖZTÜRK, İbrahim Muhittin ŞENER
PARÇALI DİSTAL HUMERUS KIRIKLARI SONRASINDA GELİŞEN SEKONDER ULNAR SİNİR PARALİZİSİ
 
Ulnar sinir disfonksiyonunun dirsek travmasından 1 ile 3 ay sonra ortaya çıktığı alışılmadık bir durum olan sekonder ulnar sinir felci, dirsek fonksiyonunun ani bozulmasının nedeni olabilir. Sekonder lezyonlar travmadan 3 ay sonra görülen lezyonlardır. Klinik prezentasyon, beklenenden orantısız ağrı, hafif dokunma ve hatta küçük hareketlerle ağrı ile birlikte kompleks bölgesel ağrı sendromuna benzer olabilir. Çalışmamızda ameliyat sonrası erken dönemde nörolojik defisiti olmayıp takiplerde gelişen ulnar sinir arazı ve dirsekte hareket kaybı görülen üç hastamızı takdim edeceğiz. Çalışmamıza dahil olan üç hastamızda erkekti. Hastalarımız parçalı distal humerus kırığı nedeniyle ameliyat edilmişti. İki hastamıza olekranon osteotomisi yapılırken diğer hastamıza paratrisipital yaklaşımla plak ve vida ile osteotomi yapılmıştı. Tüm hastalarımızda ulnar sinir proksimal ve distalde eksplore edilip osteosentez tamamlandıktan sonra oluğuna tekrar yerleştirilmiştir. Ameliyat sonrası ikinci günde dirsek 90 derece fleksiyonda olacak şekilde uzun kol atel ile taburcu edilmişlerdir. İki hastamızda altıncı haftada dirsek medialinde ağrı, elde 4. 5. Parmaklarda dizestezi, bir hastamızda sekizinci haftada hareket esnasında artan ağrı, parmaklarda uyuşma ve eklem hareket açıklığında kısıtlılık olduğu görüldü. Hastalarımıza üç ay süreyle konservatif tedavi uygulanmasına rağmen semptomlarında gerileme olmaması üzerine EMG ile nöropati korele edildikten sonra anterior transpozisyon uygulandı. 6 ay sonra yapılan kontrollerinde semptomların kaybolduğu, eklem hareket açıklıklarının ortalama 8-135 derece arasına ulaştığı gözlendi. Sekonder ulnar sinir felcinin nedeni açık değildir. Bazı araştırmacılar, travma sonrası adezyonların neden olduğu bir “traksiyon nöriti” olduğunu öne sürmekteyken bir başka olası mekanizma, sinir etrafındaki fibrozisin, dirsek fleksiyonu arttıktan sonra siniri germesi veya sıkıştırmasına bağlı olarak ulnar sinir irritasyonu olabileceği düşünülmektedir. Sonuç olarak dirsek hareketinde kısıtlamaya ve ulnar nöropatiye yol açan bir döngü oluşturabilir. Anterior transpozisyon yapılırken kubital tünel üzerinde fibrozis olduğu görülmüştür. Dirsek travmaları sonrası sekonder ulnar sinir felcinin erken tanınması ve tedavisi önemlidir. Tüm bu bilgiler ışığında ulnar sinir arazı gelişmesinin önlenmesi amacıyla kompleks dirsek kırıklarının definitif tedavisi sırasında sinirin beslenmesi bozulmadan yapılacak anterior transpozisyonun gerekli ve faydalı olacağını düşünmekteyiz.

Anahtar Kelimeler: dirsek kırıkları, ulnar sinir paralizisi, transpozisyon



 


Keywords: